Çok hevesli bir şekilde bir "blogger" olma serüveni yaşamıştım.. Ama daha sonra ne olduysa, o hevesim kırıldı, "kim okuyor ki buraları ya!" tarzında bir isyan ile birlikte yazmaz oldum.. Kime küstüysem sanki..
Daha sonra, oturup düşünmeye başladım, bilgisayar başında geçirdiğim dakikaları saatleri düşündüm,
daha sonra Sait Faik Abasıyanık'ın sözleri geldi aklıma:
Söz vermiştim kendi kendime; yazı bile yazmıyacaktım. yazı yazmak da bir hirstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekliyecektim. hirs , hiddet neme gerekti? yapamadım. koştum, tütüncüye, kalem kağıt aldım. oturdum. adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak icin cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. kalemi yonttum. yonttuktan sonra tuttum öptüm. yazmasam deli olacaktım.
sonra da, okuyan var mı yok mu hiç umursamadan kendime yeni bir sayfa açmaya karar verdim..
beyaz olanından..
:)

0 comments:
Yorum Gönder