Geçen hafta kızarkadaşımın annesi küçük bir operasyon geçirdi. Hastaneleri hala sevmiyorum. Özellikle, "Bu hastanenin yemekleri çok iyidir, özellikle makarnayı pilavı falan çok güzel yapıyolar" diyecek kadar yakından tanıdığım hastaneleri. Bir hastaneyi bu kadar yakından tanımak cidden üzücü birşey aslında. Hastane odalarında yapılan ziyaretlerde bir dönem için hayatımın çok önemli bir bölümünü kapsıyordu ve çok hoş anılar olduğunu söyleyemeceğim. Yinede bu sefer hasta ziyaretini veren tarafta olmak ilginçti ama işin gerçeğinde oradan hızlıca uzaklaşmak istiyordum. Pskilojik olarak bir hastanede kendimi rahat hisetmem için daha kaç yıl geçmeli emin değilim. 2 günün sonunda kızarkadaşımın annesi evine istirahat e çekildi ve ben kapıdan çıkarken "Şikayet Kutusu" ile uzun uzun bakıştım. İçimden, "Kaliteli Yemekler, Zevkli yatak örtüsü seçimi artılarınız, Baba'mın ölümü eksiniz" yazılı bir not bırakmak geldi.
Bir hastanede şikayet kutusu olması ilginç geldi cidden. Neyse çok da önemli değil ya boşverin.
Vizelerden sonra okuldan iyice koptum. Vizelerimin verdiği rahatlık duygusunun da bunda etkisi var. Dersler bitmiş haberim yok! Son 3 dersini kaçırdığım derslerin finallerinde nelerden sorumlu olduğumu bile bilmiyorum. Bakalım ilk dönem sonunda transcript i burada gerine gerine gösterdim. Büyük beddualar almış olabilirm :p Finalerden sonra yine burda kasılmak en büyük dileğim şimdilik. Midtermler hakkında da kasılırıdm da o kadar da düşmedik. Ego tatmini için başka yollar denemeliyim heralde. hehe.
Onuncu sayfadan sonra Onbirinci sayfadan önce günlerimin çooook uzun bir kısmını "How i Met Your Mother" dizisini seyretmekle geçirdim. Beni bu diziyle tanıştırdığı için Eda'ya da ayrı teşekkür ediyorum. Günün birinde How i Met "How i Met Your Mother" adlı bir dizi çekersem kendisni oynamak için Kate Walsh'u işe alıcam. (hehe) Ayrıca Barney sen bizim herşeyimizsin.
Vizelere çalışmam gereken bu günlerde ben yeni aldığım Starbucks Mug'ında Cafe Crown 3'ü 1 arada Karamaelli ile birlikte keyif yapmaktan kendimi alamıyorum. Sıcaklardan mayıştım. İsyanlardayım anlayacağınız.
Ders çalışmam gerek artık. Finaller ufukta gözüktü.
1 Fincan daha kahve koyayım.
Juno Soundtrack'i açayım, loopa alayım.
deriiiin deriiin nefes aldıktan sonra.
"Modern World History " kitabının sayfalarında dolanmaya başlayayım.
isterseniz kalın seyredin beni dicemde sıkılırsınız kesin.

3 comments:
üzüldüm ya... allah rahmet eylesin ne diyim baban için...
alakasız bir birleştirme olucak ama himym delisiyim! bir de office var amerika versiyonu, 3ü en sevdiğim sitcom :))) barney mükemmel her hali süper ya :))) barney stinson :))) bomba adam ve gerçek hayattakinin tam tersi bi karakteri muhteşem ötesilikle oynaması bile süper ;)
teşekkür ederim :)
Hehe Friends muhabetinden tecrübeli olduğum için sana spoiler vermemek için şu an sadece Barney'den bahsedicem.
Barney nasıl Lily le evlenir dimi ya sende benim kadar şaşırdın mı ?
ahahahhahaha şaka şaka korkma yok öle bişi :D
Kesinlikle, adamın gerçekte eşcinsel olduğunu öğrendiğim zaman oyunculuğuna olan saygım kat ve kat arttı.
mert :)) henüz himym'yi benden önce izleyen çıkmadı baaak :))))) kapışırım rahat rahat senle bu konuda :)))) aynı şekilde ben de o günden beri her defasında vay anasını diyorum, nasıl bu kadar mükemmel oynayabilir diye her 22 dakikada şaşıp kalıyorum :)) barney can'dır can!
sevmekten usanmam'ı sevmişsin sen de alla alla, ben onu bir köşeye atmışım dur bakalım dinleyelim...
Yorum Gönder