birileri Mikail'e, aylardan mayıs olduğunu hatırlatmalı.ve bunu bir an önce yapmalı çünkü durum iyice kontroldan çıkmak üzere. mayıs ortasında yorgan üzerine battaniye örtmek zorunda kalır mı bir insan ya! yuh! ve neticesinde tahmin edebileceğiniz üzere hastayım.
burnum akıyor, hapşırıyorum ve öksürüyorum ve mutsuzum ve havaların bu kadar dengesiz gitmesinden çok şikayetçiyim. dengesiz giden hiçbirşeyi sevmem ben zaten. dengesiz insanları da sevmem. evet. bunun anlatıcaklarıma çok alakası yok ama yeri gelmişken belirtmek istedim.
hasta olmasını bilmediğim gibi, hasta bakmayı da çok iyi bilmiyorum. bu benim için biraz üzücü birşey ama sanırım yaşadıklarımın psikolojik bir etkisi. ailemden birinin hastalanması beni etkiliyor. yani öyle oturup her annem hapşırdığında hüngür hüngür ağlamıyorum ama odamda masamın başında kasılıp kaldığım oluyor. evet aynı evde yaşayan insanların ortak kaderi olarak benden sonra annem de hastalandı ve benden de ağar bir şekilde hemde. bu grip çok salak bir hastalık. çok gereksiz insanı perişan ediyor ve geçiyor. geçeceğini kendi de biliyor aslında ama maksat işte zarar. sırf zarar bir hastalık. ben böyle kasılıp, psikolojik olarak gerildiğim için ve özünde kendim de hasta olduğum için teyzemden yardım aldık bu haftasonu. saolsun geldi bize baktı. mis gibi dolma da getirmiş. diyeti falan boşverdim yumuldum. doktor sorarsa vücudum zayıf düşmüştü yemek zorundaydım pişman değilim diyicem.
çok koyu bir fenerbahçeli olduğum herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğu için bu sezonun finişininde bu hasta bünyedeki etkisini tahmin etmişlerdir sanırım. biraz üzüntü, fazlalıkla hayalkırıklığı ve bir o kadarda sinir ve küfürler. ama maçı izlemeyerek çok doğru bir karar almışım tebrik ettim kendimi. kız arkadaşımın yanında kendimi duygusal bakıma almıştım ve bir kız arkadaşın, insanın zor ve kötü anında yanında olabileceği o mukaddes kişinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha farkettim.
"bak ya gol yemişler bide! ulan son maç be allah sizi kahretsin!" diye sesli sesli söylenirken, bana tatlı tatlı bakması "aa ama hastasın sen gel bırak bilgisayarı üzme kendini sana bir taylot yapalım sıcak sıcak iyi gelir" demesi bile o anki sinirimi ve üzüntümü alıp götürmeye yetti. hayatımın geri kalanını geçirmek istediğim kişiyi bulduğumdan eminim ve bundan dolayı kendimi çok şanslı görüyorum. *kulağını çek tahtaya vur* *belli belirsiz maşallah de*
anneler gününde annemin hasta olması, benim de hasta olmam hatta hasta olduğum için bugün girmeyi düşündüğüm optional midterme girememem ve fenerbahçenin de beni hayal kırıklığına uğratması nedeniyle mutsuz bir haftasonu geçirdiğimi söyleyebilirim.
umarım sizin haftasonunuz güzel geçmiştir. sıkı giyinin, mikail in aldatmalarına kanmayın benim gibi mayıs ortasında selpak paketle kampüste gezmek zorunda kalmayın.
son olarak siteye yaptığım yeniliklere bir yenisini ekledim. gelip de beni bulamazsanız bir sesleni verin "shoutbox"tan içerdeysem çıkarım cama, iki laf ederiz. olmadı aşşaya inerim ben zaten ne öyle camdan bütün sokağa yayın yapar gibi dimi.
tüm galatasaraylı olanların suratına hapşuruyorum efendim.onlar hasta olsunlar. hiç de umrumda olmaz.

1 comments:
OLMADI!
los angeles times
YAKIŞTIRAMADIK!
los angeles lakers
:)) bir gs'liye hapşurmak ha??? haa??? valla billa hasta oluşuna veriyorum bunu arkadaş! ama anlattıklarına bakılırsa hakaten de üzücü geçmiş anneler günün. lafa bak lafa! sanki benim annem hasta değil? uleyn kadın amelyattan çıktı daha ne olsun tria? bir de yeteri kadar "ah vah" yapmamakla suçlandım annanem tarafından düşünsene halimi. moral veriyoruz, neden veriyorsun diye hesap soruluyor. yok yok sorun ben de ;) geçen gün de "güldürme beni" diye ikaz edildi gene aynı kişi tarafından allahım ya :))
taylol kraldır ;) kendine dikkat et gene yağmur gelicek diyorlar. nil gibi diyelim bunu. öle diyolar. nil'i de sevmem ki ben nerden geldi aklıma?
last.fm'in varmış, hemen zıplayıp bakmaya gidiyorum, portakal suyu sıkmaya geliyim mi? :)
Yorum Gönder