<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471</id><updated>2009-12-19T03:49:27.300+02:00</updated><title type='text'>Ben ve Kendim</title><subtitle type='html'>Sadece ileride bir gün hafızam zayıfladığında, dönüp dönüp okuyarak ''ulan neler neler yaşamışım be'' diyebilmek için.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default?orderby=updated'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;orderby=updated'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>41</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-7108251953354407290</id><published>2009-10-02T18:37:00.002+03:00</published><updated>2009-10-02T18:45:21.871+03:00</updated><title type='text'>Fotoğraf</title><content type='html'>Bir cuma gününü daha öğlene kadar uyuyarak geçirdiğim için kendimi kötü hissederek uyandım bugün. Haftaiçi, ve ben hiçbir sorumluluğum olmadan uyudum. Rüyalar gördüm, kalktım, dışarıdan gelen sesler dayanılmaz olduğunda camı kapattım, tekrar uyandım ve sonra uyandım. Handan'la konustum, mutlu oldum sonra telefonu kapattım bilgisayarımın başına geçtim, sözlükte takıldım biraz, blogları okudum falan falan....&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yemek yemek için mutfağa gittiğimde, artık bizim ailemizin bir ferdi olan güvercinlerden iki tanesini mutfak penceremizin pervazında yan yana otururken gördüm. Annem'in özenle ufalayıp pervaza serdiği ekmek kırıntılarından yemiş, tasın içindeki sudan da içerek karınlarını bir güzel doyurmuşlardı. Önce sağdaki, solundakine döndü ve gagasıyla tüylerini temizlemeye başladı. Daha sonra soldakine geldi sıra, o tüylerini temizledi eşinin. Çok büyük bir ihtimalle yaşlı bir çiftti onlar ve yıllardır süren mutlu bir evlilikleri vardı. Batan güneşi, bizim mütevazi birinci kat evimizin mutfak camından seyrederlerken de '' Ne iyi yaptık, bu akşam yemeğimizi burda yedik''  diye konuşuyorlardı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben onların fotoğrafını çekmek için odama koştururken, onlar çoktan kanatlanıp gökyüzünün pembe - maviliğinde yüzmeye başlamışlardı bile. Büyük ihtimalle eve dönmeleri gerektiğini hatırlamışlardı, çünkü yumurtalarına bakıcılık yapması için tuttukları komşunun yavru güvercininin yatma saati geliyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O fotoğrafı çekemediğim için üzgünüm, çünkü herhangi bir sohbet içinde geçen '' 5 sene sonra hayatının nasıl olmasını isterdin? '' gibi bir soruyla bir daha karşılaştığım takdirde onlara bu fotoğrafı gösterip '' İşte böyle huzurlu bir hayatım olmasını isterdim'' demek isterdim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-7108251953354407290?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/7108251953354407290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=7108251953354407290&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/7108251953354407290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/7108251953354407290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/10/fotograf.html' title='Fotoğraf'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-8517710922122178574</id><published>2009-09-30T15:51:00.003+03:00</published><updated>2009-09-30T15:58:52.186+03:00</updated><title type='text'>Arkadaşlık.</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kardeşlikten girmiştim, arkadaşlıktan devam ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bodrum'dayken muhabeti çok güzel ve aklı başında bir abiyle tanıştım (önce oğluyla sonra kendisiyle). Oğlu ondan 1 hafta önce İstanbul'a döndü fakat ben kendisiyle muhabbet etmeye devam ettim. Zaten tenha olan tatil köyünde, böyle güzel çay yapan, böyle güzel nargile hazırlayabilen bir insanla karşılaşmak tamamiyle benim şansım olsa gerek.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Neyse, konumuz bu değil. Dostluktan arkadaşlıktan konuşurken bir akşam şöyle bir söz etti Hüseyin abi: &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;blockquote&gt;- Asıl arkadaşın hatalıyken yanında duracaksın, onu savunacaksın, yardımcı olacaksın... O haklıyken zaten hakim de ondan yanadır, savcı da.&lt;/blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Fazlasıyla düşündüm bu sözleri, bir kaç arkadaşıma sordum ne düşünüyosun bu konuda diye. '' Haksız ise, haksız olduğunu söylerim bu ona değer verdiğim içindir'' diyen de oldu '' kayıtsız şartsız onun yanında olurum çünkü o benim arkadaşımdır'' diyen de.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben de sanırım kayıtsız şartsız arkadaşımın yanında olurdum diyenlere dahilim. Bu biraz da şeye benziyor. Arkadaşım dediğin adam bir kavgaya girdiği zaman sonucunun ne olacağını bilmeden sen de kavgaya girersin ya, sonu dayak da olsa nezarethane de olsa düşünmeden dalarsın. Çünkü arkadaşındır o.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu doğrultuda, uzun yıllar boyunca benim haksız olduğumdan emin oldukları halde, anlattığım / tecrübe ettiğim olaylarda bana hak veren, benim içimi rahatlatmak için benimle saatlerce &amp;amp; günlerce konuşan bu çok sevgili dostlarıma teşekkürü borç bilirim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ayrıca fikirlerinizi de öğrenmek isterim sizce doğrusu hangisidir dersiniz?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-8517710922122178574?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/8517710922122178574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=8517710922122178574&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/8517710922122178574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/8517710922122178574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/09/arkadaslk.html' title='Arkadaşlık.'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-2363288150224443817</id><published>2009-09-22T20:45:00.001+03:00</published><updated>2009-09-22T20:45:39.208+03:00</updated><title type='text'>Kardeş</title><content type='html'>Tek çocuk olmaktan her zaman için memnuniyetimi dile getirmiş bir insanım ben. Odamı / kıyafetimi / eşyalarımı hiçbir zaman birileriyle süresiz olarak paylaşmak durumunda kalmadım. Birileriyle duşa girmek için kavga etmedim. O niye benden daha çok sokakta kalabiliyor, ben niye evdeyim vs. gibi tartışmalarda hiç bulunmadım. Bunların yanında, kesinlikle söyleyebilirim ki tek çocuk olmanın doğal bir getirisi sanılan ‘’ şımarmışlığı ‘’ da yaşamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Yalnızlığı her zaman için seven bir insan olduğum, şu an şu dakika bile havuz başında var olan interneti sömrümek için odamdan kalkıp buraya gelmemden de mutlaka anlaşılıyordur. Arkamda tablodan çıkıp da gökyüzüne kondurulmuş gibi bir hilal var, zayıf gölgesi denize vuruyor. Önümde ışıklandırılmış bir havuz var, suyun sesi çok hafif ve ritmik ve civarda hiç kimse yok. Yalnızlık fikri benim için dinlenmekle, kendine vakit ayırabilmek ile, tatil ile çok fazlasıyla ilintili.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bahsettiğim bütün bu ‘sağlam’ düşünce yapım, geçen gün annem ile teyzem arasında geçen bir konuşmaya şahit olmam ile ciddi biçimde sarsıldı diyebilirim:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; A: Refiye, bak tansiyonun çok yüksek çıkmış ilacını içmedin mi yoksa.&lt;br /&gt; T: İçtiim, içmez olur muyum ama belki de bir tane ilaç yeterli gelmiyordur.&lt;br /&gt; A: O zaman iki tane iç bak çok tehlikeli tansiyon ikimiz de çok dikkat etmemiz gerekli.&lt;br /&gt; T: Haklısın haklısın, dur hemen içeyim bir tane daha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Gözümde öyle bir canlandı ki, bu iki insan gençliklerinde kimbilir kaç kez kavga etmiştirler, kaç kez küsmüştürler, kaç kez birbirlerini annelerine şikayet etmiştirler. Ama hayat ilerledikçe ve kattettiğin yol arttıkça insan kendine bu kadar yakın bir insan daha bulabilir mi? Hiçbir arkadaş, sana kardeşin kadar yakın olabilir mi? Pek sanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; O gece uykuya dalmadan önce saatlerce bunları düşündüm.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-2363288150224443817?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/2363288150224443817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=2363288150224443817&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/2363288150224443817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/2363288150224443817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/09/kardes.html' title='Kardeş'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-9024322198099553096</id><published>2009-09-16T21:21:00.002+03:00</published><updated>2009-09-16T21:24:35.018+03:00</updated><title type='text'>Günbatımı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.villafirinci.co.uk/gallery/albums/uploads/normal_bodrum_sunset.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 399px; height: 266px;" src="http://www.villafirinci.co.uk/gallery/albums/uploads/normal_bodrum_sunset.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;b&gt;13 Eylül 2009, Bodrum.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Güneşin batışını canlı canlı seyreden bir kişi, bu dünya üzerinde endişe edilecek çok az şey olduğunun farkına varmıştır bence. Bütün gün boyunca ışıl ışıl etrafı aydınlatan, kemiklerinizi ısıtan güneş gözünüzün önünde dağların arasında kayıp gidiyor. Bulutlara yansıyor sapsarı ışınları kayboluşundan kısa bir süre daha. Etrafa paniği andıran bembeyaz bir sessizlik çöküyor. Zaten bütün gün sakin olan deniz, daha da sakinleşiyor. Kıyıya vuran minicik dalgalar kulaklarımızda çok özlediğimiz bir melodinin sesi gibi, olabildiğince ritmik. Ve bütün gün, sizin içinize yaşama sevinci aşılamış olan o güneş, kedilerin sıcaktan mayışmasına sebep olan, sırt üstü yatıp şirinlikler yapmasına neden olan o güneş, masmavi gök yüzünde martılara yarenlik eden o güneş dağların ardından batıp sulara gömülüyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Bir daha o güneşi görüp göremeyeceğinizden ne kadar emin olabilirsiniz ki? O gün batımının gördüğünüz son gün batımı olabilme ihtimali aklınızda geçti mi daha önce? Geçtiyse eğer, bugün benim içimi kaplayan o huzursuzluğu, çok güzel bir şeye tanık olmanın verdiği mutlulukla mücadele eden korku hissini, belki anlayabilirsiniz. Bembeyaz ay, gecenin içinden yüzünü çıkartıp da güneşin varlığını en karanlık gecede bile bize hissetirmeseydi, çok büyük ihtimalle de bütün geceyi yeni doğacak gün hakkında endişelenerek geçirirdim.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;O yüzdendir ki, bir daha ne zaman güneşin batımına canlı olarak tanık olma şansı elde ederseniz, yaptığınız işi kesinlikle bırakın. Kafanızdaki düşüncelerden kendinizi arındırmaya çalışın ve milyarlarca yıldır her gün istisnasız olarak gerçekleşen bu tarifi zor güzelliği seyretmeye koyulun.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Unutmayın ki, o gün batımı seyrettiğiniz son gün batımı olabilir. Ya o güneş yarın sabah doğmayabilir, ya da siz yarın sabah burada olmayabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-9024322198099553096?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/9024322198099553096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=9024322198099553096&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/9024322198099553096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/9024322198099553096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/09/gunbatm.html' title='Günbatımı'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-1904106872575286222</id><published>2009-09-14T17:22:00.002+03:00</published><updated>2009-09-14T17:26:48.181+03:00</updated><title type='text'>Komünist Obama</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://cinie.files.wordpress.com/2009/02/obama-communist1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 449px; height: 672px;" src="http://cinie.files.wordpress.com/2009/02/obama-communist1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;İdeolojilerin sonuna gelindiği, 1990‘lardan itibaren çok ünlü siyaset bilimciler tarafından makalelerinde kullandığı bir teoriydi. Bunda, tabiki Sovyetler Birliği’nin çökmesinin de büyük bir etkisi vardı haliyle. İdeolojilerden sonra ise artık temel çatışma noktası, Huntington’ın da en meşhur makalesinde değindiği gibi ‘’ Medeniyetler Çatışması ‘’ olacaktı. Bu öngörü de çok yüzdeli bir şekilde, İslam dünyası ve Hristiyan Batı dünyasının 11 Eylül 2001 saldırıları, Hz. Muhammed’in karikatürlerinin yayınlanmasıyla patlak veren krizler vasıtasıyla kendini gösterdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Bugün okuduğum bir haberden sonra da, eğer bir gün bu dünyada beraber sorunsuz bir şekilde yaşayabilmeyi başarabilirsek, ( coexistence ) bundan sonraki ayrımın ne olacağı hakkında çok net bir fikir edindim. Bana bu çıplak gerçekliği gösteren kişi de, ABD’li cumhuriyetçiler oldu. Amerikalı’ların ‘‘Redneck’’ olarak tabir ettiği bu insanlar, Barack Obama’nın Sağlık Reformu’nu protesto etmek için 2 milyon göstericiyle Beyaz Saray önünde toplandılar. Obama’nın reformu, seçim öncesinde desteklerini aldığı insanlara verdiği sözü tutmasıydı aslında, ,ülkemizdeki yeşil kart benzeri bir uygulama ile fakir insanların da sisteme dahil edilmesi ve onların da sağlık hizmetlerinden tam randımanla faydalanabilmelerini amaçlayan bir program. Bu programın kendilerine ekstra bir vergi yükü bindireceğine inanan cumhuriyetçiler Obama’ya şu suçlamayı getiriyorlardı: ‘’ Sen ülkeyi komünizm’e götürüyorsun! Sosyalizm’e giden bu yola dur de! ‘’  Obama’nın bu tepkiler karşısında geri adım atacağını düşünmüyorum. Fakat belli destek kaybı yaşayacağı muhtemel. En azından cumhuriyetçi eyaletlerden aldığı desteği kaybedeceği aşikar. Önümüzde dolu dolu bir 4 sene var, iyiler hiçbir zaman çok yaşamaz, Barack Obama’yı doya doya seyretmemizde fayda var diye düşünüyorum çünkü bu redneck’ler ilk seçimlerde onu alaşağı etmek için ellerinden geleni ardlarına koymayacaklar, bu belli. Daha ilk ciddi politikasında ABD başkanını komünist olarak niteleyen bir güruhtan bahsediyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Birarada yaşamayı başardığımız zaman da, tekrar 18. yüzyıl Fransa’sında olduğu gibi, dünyaya ‘’ zengin / fakir ‘’ ayrımı hakim olacak, bu yüzünü iyice gösterdi. Sağlık hizmeti alacak paraları yoksa, ölsünler!  ‘’Bu durum sana benden daha fazla vergi alarak bu insanlara yardım etme hakkını vermez! Burası komünist Rusya değil ‘’ diye çığırtkanlık yapan bu cumhuriyetçiler, ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler diyen Marie Antoinette’ten çok mu masumlar sizce?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Ve bir de, yazıyı bitirirken, bir takım ek vergilerle fakir insanları sistem içine dahil etmeye çalışan, Amerikan tarihinin en sevilen başkanı olan Baracak Obama’yı protesto etmek için toplanan 2.2 milyon kişi ve bunun karşısında, güzel ülkemizde Deniz Feneri davası, oğullara alınan ‘‘gemicikler’’ ile anılan bir başbakana karşı sesini çıkartmayan hatta oy yüzdesini arttıran halkımız.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Tebessüm etmekten başka elimizden ne gelir, pek bilemedim :)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; Not: ''Semerkant'' bitti, '' Yükseklik Korkusu''nda 100 sayfayı devirdim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-1904106872575286222?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/1904106872575286222/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=1904106872575286222&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/1904106872575286222'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/1904106872575286222'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/09/komunist-obama.html' title='Komünist Obama'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-582330904442058456</id><published>2009-09-12T03:33:00.004+03:00</published><updated>2009-09-12T04:08:16.925+03:00</updated><title type='text'>adiyo!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.lescarta.com/wp-content/elveda.jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 511px; height: 511px;" src="http://www.lescarta.com/wp-content/elveda.jpeg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;kafamı dinlemek amacıyla 15 günlüğüne bodruma gidiyorum. denize giricem, kitap okuycam müzik dinliycem ve bol bol yazı yazıp kafamı dinlendiricem. internet bulursam da bunları sizinle paylaşıcam. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;giderken yanımda: &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Nazım Hikmet - Yatar Bursa Kalesinde&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Paul Auster - Yükseklik Korkusu&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Jean-Paul Sartre - Duvar&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Amin Maalouf - Semerkant ( 20 sayfası falan kaldı gerçi ) &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Mustafa Akyol - Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;kitaplarını götürüyorum. bodrumdaki güzelim kitapçılardan alacaklarımdan bağımsız olarak tabi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;adiyo!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-582330904442058456?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/582330904442058456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=582330904442058456&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/582330904442058456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/582330904442058456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/09/adiyo.html' title='adiyo!'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-2241009637276698</id><published>2009-09-04T18:01:00.003+03:00</published><updated>2009-09-04T18:07:40.754+03:00</updated><title type='text'>Olmaz öyle...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.cicicee.com/images/Userfiles/Image/kibritci-kiz-masali.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" src="http://www.cicicee.com/images/Userfiles/Image/kibritci-kiz-masali.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;* zrrr .. zrrr *&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Alo?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Snıf... Alo, Aşkım?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Aşkım? Noldu neden ağlıyosun?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Ya ananem Ece'ye masal anlatıyodu.. ( Ece de dünyalar tatlısı, bu sene birinci sınıfa başlayacak bir melek ayrıca )&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Ee, noldu?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Ya bu Kibritçi Kız masalı ne biçim bi masal ya.. Öyle masal mı olur.... Snıf...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Yaaa :) Üzülme üzülmeee, masal o...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Öyle masal olmaz ya, ölmesin...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Şikayet etmekten büyük bir zevk aldığım hayatın bana karşı yaptığı ender iyiliklerden biri, bu kadar iyi kalpli bir sevgili ile beni buluşturmasıdır. Minnettarım o yüzden.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-2241009637276698?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/2241009637276698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=2241009637276698&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/2241009637276698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/2241009637276698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/09/olmaz-oyle.html' title='Olmaz öyle...'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-7288617736154197692</id><published>2009-09-01T01:25:00.007+03:00</published><updated>2009-09-01T01:50:21.382+03:00</updated><title type='text'>I [heart] NY</title><content type='html'>1 Eylül 2009. Sonbahar.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kendimi, bir milyonuncu kez Sex and the City'nin bu en sevdiğim bölümünü izlemekten alıkoyamadım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eğer sen, kendini yalnız hissedersen:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 233px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_UQ-cv3zEqPk/SpxPSXZxeAI/AAAAAAAAAF0/fTd24tqzvbM/s320/Picture+2.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376259232111884290" /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eğer ben,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 233px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_UQ-cv3zEqPk/SpxO1erqJAI/AAAAAAAAAFk/QZ9gWbNGByg/s320/Picture+3.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376258735849743362" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kendimi yalnız hissedersem,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 232px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_UQ-cv3zEqPk/SpxPBfgQeJI/AAAAAAAAAFs/pbo4LplfTEE/s320/Picture+4.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376258942228789394" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;bundan daha güzel bir, '' çekip gitme '' sahnesi var mıdır acaba? Ve tabiki fonda çalan unutulmaz klasik '' Moon River ''. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;New York'a yazılmış, adanmış bir aşk mektubu diye tanımlamış dizinin yapımcısı bu bölümü. Ben ve benim gibi bütün şehir romantikleri için anlamı çok büyüktür. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-7288617736154197692?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/7288617736154197692/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=7288617736154197692&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/7288617736154197692'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/7288617736154197692'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/09/i-heart-ny.html' title='I [heart] NY'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_UQ-cv3zEqPk/SpxPSXZxeAI/AAAAAAAAAF0/fTd24tqzvbM/s72-c/Picture+2.png' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-4863446841680691969</id><published>2009-08-26T01:24:00.002+03:00</published><updated>2009-08-26T01:26:45.567+03:00</updated><title type='text'>Evlilik üzerine.</title><content type='html'>&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Ben büyürken, etrafımdaki yaşı büyük insanların, kuzenlerimin sürekli değişen sevgilileri olurdu. Sürekli derken de, böyle çorap değiştirir gibi değiştirenler kıvamında değil de, yine de sevgililerde bir istikrarsızlık söz konusu olurdu. Ve bununla beraber, evlenmek gibi konular da çook uzak bir günmüş gibi bahsedilirdi onlar arasında. Gün gelip de aile büyüklerinin baskıları devreye girmeden de evlenmedi çoğu. Hatta hala bekar olan kuzenlerim var.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt; &lt;/span&gt;Lise ve üniversiteden olan arkadaşlarıma bakıyorum bir de, istisnalar bittabi olmakla beraber, tek eşliliğin bizim kuşakta çok daha sağlam bir şekilde kendini kabul ettirdiğine şahit oldum. Çoğu dostum, hemen hemen ilk ciddi ilişkilerini yıllar boyu büyük bir başarı ile devam ettirebildiler ve bununla beraber yakın veya uzak bir gelecekte evlilik hayallerinden bahsedebilir duruma geldiler. Düşünüyorum da, değişen şey nedir acaba? &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Peki&lt;/span&gt; neden hiçbirimiz evlenme konusunda bir &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=chandler+bing"&gt;Chandler Bing &lt;/a&gt;tepkisi vermiyoruz? Bizde mi bir değişme söz konusu yoksa koşullarda mı?  Veya sorumu şöyle değiştirip ayrı bir boyut kazandırayım: Ben ve benim gibi yılları devirmiş ve hala mutlu bir ilişkiyi sürdüren insanlara şu tercih hakkı verilse hala evlilik kararı alırlar mı? : ‘’Aynı evde beraber yaşama hakkını size tanısak evlenmek terich edeceğiniz birşey mi olur? ‘’  Eminim ki çoğu insan benim gibi sadece aynı evde yaşamayı kafi görecektir ve evlenmeyi de sadece çocuk yapmaya karar verdikleri zaman gerçekleştireceklerdir. Bu da sanırım, bizim bu ‘‘evlilik’’ merakımızın sadece ve sadece baskıcı ailelerden bir kaçış yolu olarak görmemizden kaynaklanıyor. Yani ben kendimden örnek vermem gerekirse, evlilik ile ilgili oturup düşündüğüm zaman ‘‘pembe panjurlu bir ev, bahçesinde bir köpeğin olduğu büyük bir yazlık, güzel bir aile arabasında mutlu bir aile tablosu’‘ndan çok ( bunlar da tabiki günün birinde sahip olmayı istediğim şeyler :) ) şu hayallere dalıyorum: ‘’ şu anda evde olsak, istediğimizi yapabilirdik ya! mesela ne biliyim gece 3’te eve girebilirdik kimseye hesap vermeden. Ya asıl, şu anda karar verip arabamıza binip tatile gidebilirdik hiçbir kimseden izin almadan! ‘’ ve bu hayaller uzayıp gidiyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Baskıcı aileler, ben ve benim gibileri evlilik kavramına farkında olmadan ısındırarak bir nevi  amme hizmeti yapıyor sanırım.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: pre;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Ha, bu baskıların hiç olmadığı bir ortamda ( fizikteki sürtünmesiz ortam tarzı birşey olmalı sanırım bu ) evlenme isteiğimizin ortadan kalkmasını da, etrafımızda gözlemlediğimiz mutsuz evlilik deneyimlerinden olduğunu düşünebiliriz. Hepimizin kafasının köşesinde, ister inanalım ister inanmayalım, evlilik aşkı öldürür gibi bir düşünce mevcuttur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: pre;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Bakalım, önümüzdeki yıllar hepimiz için neler gösterecek inanın çok merak ediyorum. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;Özel not: Beni en kişisel blogger olarak ödüllendiren, ödüllü blogger arkadaşım &lt;a href="http://thebalkabaa.blogspot.com/"&gt;Emre&lt;/a&gt;'ye buradan teşekkürlerimi ve sevgilerimi iletirim :)&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-4863446841680691969?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/4863446841680691969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=4863446841680691969&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/4863446841680691969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/4863446841680691969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/08/evlilik-uzerine.html' title='Evlilik üzerine.'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-8236741591006998076</id><published>2009-08-20T18:50:00.000+03:00</published><updated>2009-08-20T18:51:01.694+03:00</updated><title type='text'>Ameliyat sonrası</title><content type='html'>&lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Bilgisayarımın başına geçip de rahat rahat oturabilene kadar blog yazmayı erteledim. Aslında garip bir durum da oluşmuş bu nedenle, sanki ameliyata girmişim ve bir daha çıkmamışım! Neyse, bu mesajı okuduğunuza göre iyiyim ve sağlıklıyım. Kozyatağı Central Hospital’da biraz önyargı ile başlayan yolculuğum çok başarılı ve sağlıklı olarak bitmek üzere. 45 dakikalık bir operasyon ile sorunumdan (!) kurtuldum ve gözlerimi açıp da narkozun etkisinden kurtulmaya çalışırken başımda dostlarımı gördüm. Pek sevindirici bir durum bu, aklımda biraz hayal meyal kalsa da Eda’yı, Can’ı, Nazlı’yı ve Kübra’yı başımda görmek, sonra da ben baygın baygın uyurken rüya gibi uyku arasında annem ve teyzemle, ‘‘onların zamanının çok daha iyi olduğu’’ anafikiri üzerine şekillenen konuşmalarını dinlemek eğlenceliydi. Bir gün sonra hastaneden çıktım ve şaşırtıcı bir şekilde hastaneden çıktıktan beri bir tane bile ağrı kesici almadım. Benden kesip çıkartılan parça bir poşet içinde baş ucuma konulmasa, ameliyat bile edilmediğimi düşünmeye başlayacaktım. Bu arada, ameliyat edilerek vücuttan ayrılan parça -ameliyat ne olursa olsun çünkü bu başıma bademcik ameliyatımdan sonra da gelmişti- neden hastaya getirilip gösterilir? İnandırıcılığı arttırmak için mi? Bence fazlaca iğrençti. Böyle köfte gibi, kıpkırmızı et! Kıl Dönmesi Operasyonu v2009, önümüzdeki pazartesi günü aldıracağım dikişlerimle son bulacak. Umarım bu her bakımdan geçirdiğim son ameliyat olur :)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;İstirahat dönemimin bana kattığı ve mutluluk verdiği tek birşey var: DVDlerim ve kitaplarım! Yaklaşık bir haftalık süreçte, özellikle istirahatın ilk günlerinde oturmak söz konusu bile olmadığı için bütün günümü yatakta televizyonun karşısında dvd seyrederek veya yan yatıp kitap okuyarak geçirdim. Kitap okumayı, ama ders çalışmak için değil, sadece kendim için kitap okumayı ne kadar özlediğimi farkettim. Sessiz, hiç bir sesin olmadığı bir odada kitap okumak. Sadece kafanın içinde okuduğun sözlerin yankılandığı bir oda, bundan daha huzurlu birşey olabilir mi? :) Kitaplarımın yanında bir kaç tane çok güzel film de seyretme şansı buldum, daha önce seyretmediklerimden. Nicole Kidman, Jude Law ve Rene Zelweger’in oynadığı Cold Mountain ( Soğuk Dağ ) çok çok başarılıydı. John F. Kennedy suikastinin arkasındaki karanlık olayları anlatan Oliver Stone’un filmi JFK ise gerçekten çok şaşırtıcıydı. Herkesin seyretmesini tavsiye ederim. Özellikle de benim gibi komplo teorilerine meraklıysanız.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; &lt;/span&gt;Ve böylece, şunu farkettim ki, World of Warcraft oynayıp karakterimin seviyesini günden güne arttırsam da, Pro Evolution Soccer oynayıp da ayrı ayrı bin tane takımla şampiyonluklar yaşasam da bunların bana verdiği keyifi, odamda oturup sakince kitap okumanın verdiği huzur ve keyifle karşılaştırmam mümkün değil. O yüzden şimdi izin verirseniz, yatağıma dönüp kitabımı okumaya devam edeceğim :)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;Konuşuruz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica; min-height: 14.0px"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; font: 12.0px Helvetica"&gt;&lt;span style="letter-spacing: 0.0px"&gt;Not: Bu süreçte okuduğum kitaplar ( hiçbiri daha bitmedi hepsinin ilk çeyreğini okudum diyebilirim ) : Tanrı Yanılgısı - Richard Dawkins, Semerkant - Amin Maalouf, ve  -bu aylarca dalga geçtiğim Eda için büyük puntolarla geliyor- &lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;Alacakaranlık - Stephenie Meyer.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-8236741591006998076?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/8236741591006998076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=8236741591006998076&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/8236741591006998076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/8236741591006998076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/08/ameliyat-sonras.html' title='Ameliyat sonrası'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-6305469724636388393</id><published>2009-08-13T00:59:00.003+03:00</published><updated>2009-08-13T01:11:40.790+03:00</updated><title type='text'>Yine, yeniden.</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bugün, yani 13 Ağustos 2009 günü, 2 sene aradan sonra tekrar bir ameliyat masasına yatacağım dostlar. Problemimiz bilindik, yakamızı bırakmayan, 'kıl dönmesi'! Bakalım, bu seferki ameliyatın son ameliyat olması için elimden gelen ne varsa yapmaya kararlıyım. 2007 yılındaki ilk ameliyatımda lokal anestezi uygulanmıştı bana ve doktorla konuşa konuşa bir 30-40 dakikada operasyondan çıkmıştım. Fakat bu defa genel anestezi altına alınacağım. Operasyondan sonra da 1 gece hastanede yatmam gerektiği söylendi. Düşünüyorum da, biraz ürkütücü olsa da, genel anestezi lokal anesteziden daha iyi. Ne kadar uyuşmuş ve hiçbir acı hissetmiyor olmanıza rağmen birinin elinde neşterle sizi canlı canlı konuşa konuşa kesmesi çok daha korku filmlerine yakışan bir sahne bence. Uyumak ve operasyon bitince hiçbirşey olmamış gibi uyanmayı tercih ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şu anda kafama takılan tek şey, bu belanın tekrarlayıp tekrarlamayacağı ve aralıktaki askerlik planlarımı etkileyip etkilemeyeceği.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Neyse, sözün özü şudur ki bugün saat 12 gibi hastaneye yatacağım 16 gibi ameliyata gireceğim ve cuma 16 gibi hastaneden çıkmış evimde istirahata geçmiş olacağım. Güzel düşüncelerinizi eksik etmeyin :)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-6305469724636388393?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/6305469724636388393/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=6305469724636388393&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/6305469724636388393'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/6305469724636388393'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/08/yine-yeniden.html' title='Yine, yeniden.'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-4931169964750120098</id><published>2009-07-31T02:31:00.011+03:00</published><updated>2009-08-13T00:24:27.853+03:00</updated><title type='text'>Biz de öldük...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bazen ne oluyor bilmiyorum ama, ortada hiçbirşey yokken Kazım Koyuncu'yu özlüyorum, bu gece olduğu gibi. Ölümünü düşünüyorum oturup saatlerce. Neden öldü ki, ölmeseydi keşke diyorum. Onun için yazılan yorumları okuyorum ekşisözlük'de. İlk sayfadan okumaya başlayınca hastalığının duyulduğu ilk günlerden ölüm haberinin alındığı güne kadar yazılanlar kahrediyor insanı, boğazınız düğümleniyor ister istemez.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ölmeden önce tek bir şarkısını bile dinlememiş bir insanım ben halbuki. Bazıları bunu iki yüzlülük olarak yorumluyor, 'ölmeseydi bu kadar ünlü olmazdı, öldü diye millet işte .. ' bilmemne bilmemne. Bence sadece Kazım Koyuncu'nun söylediği şu sözler bile onun bir şarkısını dinlemeniz için yeterlidir ve onu ölmeden önce mi yoksa ölmeden önce mi sevmeye başladığınızın zerre kadar önemi yoktur. Birşey güzelse, her zaman güzeldir: &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  line-height: 19px; font-family:sans-serif;font-size:13px;"&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;table align="center" class="cquote" style="font-size: 13px; color: black; background-color: transparent; border-collapse: collapse; border-top-style: none; border-right-style: none; border-bottom-style: none; border-left-style: none; "&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td valign="top" style="padding-top: 4px; padding-right: 10px; padding-bottom: 4px; padding-left: 10px; "&gt;&lt;p style="margin-top: 0.4em; margin-right: 0px; margin-bottom: 0.5em; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;i&gt;"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;table align="center" class="cquote" style="font-size: 13px; color: black; background-color: transparent; border-collapse: collapse; border-top-style: none; border-right-style: none; border-bottom-style: none; border-left-style: none; "&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td valign="top" style="padding-top: 4px; padding-right: 10px; padding-bottom: 4px; padding-left: 10px; "&gt;&lt;p style="margin-top: 0.4em; margin-right: 0px; margin-bottom: 0.5em; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Verdana, -webkit-fantasy;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style=" -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;font-size:medium;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Verdana, -webkit-fantasy;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style=" -webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;font-size:medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style=" -webkit-border-horizontal-spacing: 0px; -webkit-border-vertical-spacing: 0px;  font-family:Georgia, fantasy;font-size:16px;"&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; color: rgb(99, 86, 95); line-height: 18px; "&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, -webkit-fantasy; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; font-size: medium; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 0px; -webkit-border-vertical-spacing: 0px; font-family: Georgia, fantasy; font-size: 16px; "&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'times new roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Sevdiğim insanların ölümleri, hep kendimi değersiz hissetmeme neden oluyor. Bilmiyorum. Yaşamak gelmiyor içimden. O yüzdendir ki ben herkesden önce ölmek istiyorum. Benden önce ölen bütün sevdiklerim bundan memnunmudurlar peki ? Seçme şansı versek bunu değiştirmek isterler miydi?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'times new roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'times new roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Ölüm çok acaip birşey ya. İnsan hayatında kimsenin hakkında hiçbirşey ( ama hiçbirşey ) bilmediği ve üzerinde bu kadar çok konuştuğu başka birşey var mıdır acaba?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'times new roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 0px; -webkit-border-vertical-spacing: 0px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'times new roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Hiç sanmıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-4931169964750120098?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/4931169964750120098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=4931169964750120098&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/4931169964750120098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/4931169964750120098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/07/biz-de-olduk.html' title='Biz de öldük...'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-2971468072368471045</id><published>2009-08-07T22:10:00.004+03:00</published><updated>2009-08-13T00:09:09.291+03:00</updated><title type='text'>şiitan.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_UQ-cv3zEqPk/Snx8933LwdI/AAAAAAAAAFI/YvPZ6AmtyDM/s1600-h/584562453_b9d164bac1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_UQ-cv3zEqPk/Snx8933LwdI/AAAAAAAAAFI/YvPZ6AmtyDM/s320/584562453_b9d164bac1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5367302258328060370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'courier new';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px; color: rgb(255, 255, 255); line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'courier new';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px; color: rgb(255, 255, 255); line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'courier new';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;let me give you a little inside information about god. god likes to watch. he's a prankster. think about it. he gives man instincts! he gives you this extraordinary gift, and then what does he do, i swear for his own amusment, his own private, cosmic gag reel, he sets the rules in opposition. it's the goof of all time. look but don't touch. touch, but don't taste! taste, don't swallow. ahaha! and when you're jumpin' from one foot to the next, what is he doing? he's laughin' his sick, fuckin' ass off. he's a tight-ass! he's a sadist! he's an absentee landlord. worship that! never!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"    style="font-family:Verdana, sans-serif;font-size:100%;color:#FFFFFF;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style=" line-height: 18px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Bugünün yağmurlu olmasından yararlanarak dvd keyfi yaptık evde handu hanımla beraber. Şeytan'ın Avukatı'nı seyrettik. Pek güzel bir filmdi yahu... unutmuşum, seyredeli yıllar olmuş. Milton'ın bu monoloğu da akıllarda tekrar tekrar yer etti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-2971468072368471045?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/2971468072368471045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=2971468072368471045&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/2971468072368471045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/2971468072368471045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/08/siitan.html' title='şiitan.'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_UQ-cv3zEqPk/Snx8933LwdI/AAAAAAAAAFI/YvPZ6AmtyDM/s72-c/584562453_b9d164bac1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-8302231356328200641</id><published>2009-08-11T19:12:00.003+03:00</published><updated>2009-08-11T19:12:56.631+03:00</updated><title type='text'>düşünüyorum</title><content type='html'>bazen kendi hayatım bana dışarıdan bir hikaye gibi anlatılsa, oturup ağlardım gibi geliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-8302231356328200641?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/8302231356328200641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=8302231356328200641&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/8302231356328200641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/8302231356328200641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/08/dusunuyorum.html' title='düşünüyorum'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-3077683033314228753</id><published>2009-08-06T19:16:00.002+03:00</published><updated>2009-08-06T19:34:19.583+03:00</updated><title type='text'>Geri Kalan Hayatımın ...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk günü bugün. Bir günü böyle tanımlamak için, hayatınızda önemli şeylerin oluyor olması gerekli sanırım. Öteki türlü pek bir iğreti duruyor. Gerçi bu tanımın 'cuk' diye oturduğu film sahnelerine veya kitapların sayfalarına konu olmuş hayatlardan uzak bir hayat yaşıyoruz. Olsun, yine de bizim hayatımız. Biz yaşıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dün Bakırköy Askerlik Şubesi'nde gerekli işlemlerimi yaptırdım ve çok sıradışı bir sorun olmadığı takdirde Aralık 2009'da askere gitmiş olacağım. Bana göre, benimle hayat arasında kalan son engel bu askerlik. Bunu da aradan çıkardıktan sonra artık önümde hiçbirşey kalmayacak. Askerliğimi bitirdikten sonraki günlerimi hayal ediyorum şu anda da, heyecan verici fikirler uçuşuyor kafamda. Mutlu olabileceğim bir işe başlayabileceğim, askerliğini yaptın / yapmadın gibi bir konuşmaya hiç girmeden. Bu işte çalışıp, mutlu bir şekilde, ömrümde ilk defa para kazanmaya başlyacağım. Ve ben bu düzeneğin içine girdikten ve stabil bir hayata sahip olduktan sonra, hayatımın kızı ile evlenebileceğim. Dünya üzerindeki bir insanı bir insandan 'istemeyi' çok saçma bulsam da babası sorduğu zaman: '' Oğlumuz askerliğini yaptı mı?''  - Evet! '' Oğlumuzun ne işle meşgul, kızıma bakabilecek mi?'' - Evet! diyebileceğim. Tek bir adım kaldı tek... Tek bir engel. Onu da aştıktan sonra arkası deniz. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçen yazımda varlığından şüphelendiğim 'Askerlik Anılarını Anlatma Geni' nin varlığını dünkü maceramda bizzat keşfettim ve artık bundan eminim. Gerekli bilimsel mercilere başvuru yaparak bu buluşumu bütün dünya ile paylaşmayı düşünüyorum. Kütüğü benim gibi Bakırköy olan 3 üniversite 1 lise mezunu arkadaş ile yaklaşık 1.5 saat ayakta sıra beklerken, askerde başımıza gelebilecek şeylerden konuştuk. Hemen hemen hiç susmadık desem yeridir ve dışardan bakan biri bu konuşmalarımızdan bizi yıllar önce askerliğini yapıp gelmiş insanlar sanabilirdi rahatlıkla. Bu konuşmamıza daha sonra katılan, yüksek lisans için üniversiteye vermesi gereken bir belge için sırada bekleyen 30'lu yaşlarda bir abi de benim hipotezimi kanıtlayacak örnekler sergiledi. Matematik ile haşır neşir olduğu için Albay'a matematik dersleri verdiğini ve aynı zamanda kızının da ingilizce ödevlerine yardım ettiğini anlattı. Zaman öldürmeyi bu kadar kolaylaştıran bir gene ben daha önce hiçbir yerde rastlamadım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Esasında kaçmak için her yolun denendiği Askerlik, yaşayıp yaşayabileceğim en büyük tecrübelerden, en büyük maceralardan biri olacak bence. İnsanlardan dinlediklerim, okuduklarım, bizzat tecrübe ettiklerim beni bu yönde düşünmeye sevk ediyor. Hem de ucundaki ödül bu kadar büyük olunca insan heyecanlanmadan edemiyor işte.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ve sonsöz olarak tatsız bir haber, 2 sene önce geçirdiğim kıl dönmesi ameliyatını çok yakın bir zamanda tekrar olacağım. Daha tarihi belli değil ama en kısa zamanda. Bir an önce sağlığıma kavuşmam gerekli.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geri kalan hayatıma, sağlıklı bir şekilde hazırlanmalıyım.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-3077683033314228753?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/3077683033314228753/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=3077683033314228753&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/3077683033314228753'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/3077683033314228753'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/08/bugun.html' title='Geri Kalan Hayatımın ...'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-1665902709652117148</id><published>2009-08-03T19:36:00.003+03:00</published><updated>2009-08-03T19:57:57.387+03:00</updated><title type='text'>Dakka 1 Gol 1</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir günlük askerlik anısına sahibim şu anda. Çok bişey değil ama insan anlatmak istiyor. Belki Türk erkeklerinin genlerinde vardır 'Askerlik anılarını anlatmayı sevme geni' tarzında birşey. Bilemiyorum çünkü benim tanıdığım hemen hemen herkesin çok uçuk kaçık askerlik anıları var. Ve bana baksana yahu, daha başvurunun ilk gününde bir anı yazıyorum, kaldı ki başvurumu tamamlayamadım bile!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Esasında benimki anı anlatımından çok biraz terapi niyetinde yazıyorum. Belki birinin gözü kaya okur da kendine tecrübe yapar. Şimdi öncelikle askere gitmek için başvuru yapacaksanız ve nüfus kütüğünüzün bulunduğu şehirde yaşıyorsanız başka şubeye gitmemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Öğrendiğim kadarıyla kendi nüfus kütüğünün bulunduğu bölgenin askerlik şubesine gidersen işini maximum 2 saatte bitirme şansın var. Ha diyelim ki, çoğu arkadaşımızın olduğu gibi, nüfus kütüğünüz başka bir şehirde... ( memlekette vs. ) Ha işte o zaman elinize bir tebeşir alın ve tahtaya 1.000 kere şunu yazın : '' Zeynepkamil'de Burhan Felek'in yanında bulununan Kadıköy ve Üsküdar Askerlik şubelerinin yakınından bile geçmiycem, geçersem alnımı karışlasınlar! '' Saat sabah 7.30'da bir arkadaşımla beraber sıraya girdik. Daha sonra bizden önce gelenlerin karışıklığı önlemek amacıyla kendi aralarında bir sıra yaptıklarını gördük ve sıraya adımızı yazdırdık. önümüzde yaklaşık 50 kişi falan vardı. 9.30'a kadar hiçbir numara olmadı. 9.30'da kapı açıldı ve önden 10 kişili bir grubu içeri aldılar. aradan bi 20 dakika geçtikten sonra bir 10 kişiyi daha aldılar ve biz baya keyiflendik, ''iyi iyi öğlen olmadan bizde işimizi bitirir gideriz'' hayallerini kurmaya başladık.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İçeri giren o ikinci 10 kişilik gruptan sonra, askerlik şubesinin kapısından 12.30'a kadar tek bir Allah'ın kulu girmedi desem, yalan söylemiş olmam. Arada tek tük çıkanların yerine girenler oldu ama biz çok uzun bir süre demirbaş gibi yerimizde sabit kaldık. İçeriden çıkanların da hiçbiri işini bitirmiş insanlar değildi. Saat 9.30'dan 12.30'a kadar 5 kişi sağlık muaynesinden geçirilmiş! 5 kişi ya.. Biz dışarıda beklerken içeri girmeyi başaran insanlar da (ki bunlar bizim delicesine kıskandığımız kişiler) içeride bir sıra numarası alıp kös kös beklemeye başlamışlar. Bu ağırlığı ve düzensizliği içeride şikayet eden birine komutan '' Ne aceleniz var, Eylül'e kadar vaktiniz var! '' diye bir cevap vermiş. Askerlikte sakın ola mantık aramayın diye bize telkinler yapılırdı bizden önce gidenlerden ama el insaf yahu, daha başvuruda bile başlıyor mu bu mantıksızlıklar dizisi?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Biz sırada kah sisteme, kah bu rezalete söverken ve sıradaki çok insan sigara üstüne sigara içerken askerlik şubesinin komutanı dışarı çıktı. kapı önünde bizlerle konuşan iyi kalpli ama biraz cahil olan askerler hemen hazırola geçtiler ve komutan önce onları sonra bizleri fırçaladı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Öncelikle medeni insanlar olmamızı istedi ve yerlere atılan izmaritleri tek tek toplayıp çöp kutusuna attırdı! İlk mıntıka temizliğimi de yine bugün yapmış oldum yani anlayacağınız! &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sabahın köründe kapının önünde olan ve üstte bahsettiğim listeyi organize eden ve kapıdan içeri giren ilk grupta bulunan beyaz gömlekli çocuğun 12.30'da şubenin tatile girmesi nedeni ile dışarı çıkması ve işini halletmenin baya bi uzağında olduğunu öğrenmemle beraber arkadaşlarımla beraber orayı terk ettim. İşin kötüsü ben 13.00'de bu işlemlere devam edecek olan şubenin kapısında hala bi 50 kişilik daha grup beklemekteydi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu günü böyle heba ettim sonuç olarak. Mantıklı davranıp, kütüğümün bulunduğu Bakırköy Askerlik Şubesi'ne gideceğim çarşamba günü. İkinci askerlik anılarımın oluştuğu bugünden sonra da izlenimlerimi sizlerle paylaşırım a dostlar.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;*&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bugün 3 Ağustos 2009. Babam'ı kaybettiğim günün 3. yıl dönümü. Yıllar çok çabuk geçiyor ve ben hala Ağustos'tan, ama özellikle 3 Ağustos'tan nefret ediyorum. Ne zaman bahsi açılsa ağız dolusu küfürler ediyorum 3 Ağustos'a ve Marmara Üniversitesi Hastanesine. Vaktim, takatim ve kuvvetim olsa size Marmara Üniversitesi Hastanesi'ne de gitmemeye ikna eder sizi devlet hastanesinden tiksindirir duruma gelirdim ama, detay detay analtarak o günleri tekrar yaşayabilecek güce sahip olduğumu sanmıyorum. Size tek söyleceğim şey, eğerki bir gün maddi  ve sağlık durumum çok kötü olursa... özel hastaneye verecek param olmazsa, yatağımda huzurla ölmeyi bekleyeceğime yemin ederim. Marmara Üniversitesi Hastanesi veye bilimum devlet hastanesinin kapısından bile geçeceğimi sanmıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-1665902709652117148?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/1665902709652117148/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=1665902709652117148&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/1665902709652117148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/1665902709652117148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/08/dakka-1-gol-1.html' title='Dakka 1 Gol 1'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-7958572969662859919</id><published>2009-08-02T00:29:00.003+03:00</published><updated>2009-08-02T00:59:25.150+03:00</updated><title type='text'>Ne güzeldi.</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Etrafımdaki bir çok kişi iş bulmaya başladı. Bu esasında hem çok güzel hem de biraz iç burkan bir detay benim için. Lise çağlarında aynı gerizekalı sınavlara girdiğim, tenefüste aynı sıralarda oturup çocuk çocuk muhabetler ettiğim insanların artık iş mülakatlarına girdiğini görmek, bu mülakatlardan başarıyla çıkıp gerçek hayata adım attıklarını öğrenmek bana tarifi belirsiz bir gurur duygusu veriyor. Esasında çok saçma biliyorum, sanki onların bu başarısında bir payım varmış gibi... Ama çok uzun senelerden beri içinde bulunduğumuz ortak bir mücadelenin sonuçlarını görmek beni mutlu ediyor. Başardık, başarıyoruz ve başarmaya devam edeceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dün ilk defa 'süslü' bir berberde saçlarımı kestirdim. Hiçbir zaman berberde çok uzun vakit geçiren, saçlarının şekli hakkında 10 dakikadan fazla düşünen bir insan olmadım fakat neden insanların Kırıktarak veya ne biliyim işte öyle pahalı kuaförlere gidip o kadar para saçtıklarını anladım sanırım. Normal berberimde açılış cümlesi olarak 'nasıl olsun?' ile başlayan konuşma '3 numara yapalım' veya 'düzeltelim' ile devam ederken bu sefer süreç ortamdaki bir çırağın saçlarımı lavaboda beni geriye doğru yatırıp uzun uzun yıkamasıyla başladı. O ıslak saçlarla berber koltuğuna oturup şebel suratıma aynada bakarken berberim ( ki kendisi daha önce Hilton'da çalışmış gerçekten iyi bir berberdi ) 'aa saçlarına hiç iyi bakmamışsın bak ne kadar kepek olmuş, ben bu saçın bütün kabarıklığını alayım, fakat uzun kalsın, sana uzun saç gider ne dersin?' gibi bir soruyla beni başbaşa bırakmıştı. O an bu durumda olan her insan gibi bende 'evet evet tabi olur öyle yapalım' diyerek aynadaki şebel suratıma bakmaya devam etmekteyken berberim eline aldığı ustura ile saçlarımı kesmeye başladı. Yıllardır karşılarında makas görmeye alışmış olan kah kepekli kah kırıklı saçlarım bu işe oldukça şaşırmıştı. Ben ise, açık konuşmak gerekirse bu ilgiden memnun kalmıştım ve kendimi daha iyi hissetmeye başlamıştım bile! Sonunda berberim yeni saç modelim ile beni ' saçlarını her akşam yıka, 1.5 ay sonra göreyim seni' diyerek ve arkasına ismini yazdığı bir kart viziti elime tutuşturarak uğurlarken ben, sadece 'hayırlı işler' diyerek çıktığım eski berber tecrübelerimi tamamiyle geride bırakmıştım. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bununla birlikte, içinde bulunduğum ruh halinden sıyrılmamda, eve dönüş yolunda benimle çok benzer hayat tecrübeleri (ne yazıkki) yaşamış bir dostla kahve içmenin de etkisi yok dersem yalan olur. Kendimi bazı konularda 'tek' hissetmemin ne kadar yanlış olduğunun farkına vardım. Fakat emin olduğum bir şey var ki o da herkesin bu hayatta yanlız olduğunu kabul etmesi gerektiği ve bu doğrultuda haraket etmesi gerektiği. Hayatımızın yeni dönemi, başlmaka üzere bile değil artık, başladı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu doğrultuda, yarın sabah kalktığımda saçlarımı jöleleyeceğim, güzel bir tshirtümü giyip vesikalık fotoğraf çektirmeye gideceğim. Zira sonu kışlada biten yol pazartesi sabahı saat 8'de askerlik şubesinde başlayacak benim için. Ortaokula başladığım sabah babamla beraber bir fotoğrafçıya gidip fotoğraf çektirdiğimizi hatırlıyorum. Gri okul pantalonumun altında bembeyaz çoraplarımın ortada olduğu ve şebek gibi sırıttığım bir fotoğraf. Ve şimdi yarın, askere gitmek için başvuruda kullanacağım fotoğraflardaki ben. O çocuk, bu günleri düşünmüş müdür acaba ?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Düşünse bile kesin ' Asker olucam, düşmanı kovucam ' demiştir. Herşeyin oyun olduğu zamanlar, ne güzeldi.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ne güzeldi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-7958572969662859919?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/7958572969662859919/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=7958572969662859919&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/7958572969662859919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/7958572969662859919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/08/ne-guzeldi.html' title='Ne güzeldi.'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-8403886001343000088</id><published>2009-07-30T01:56:00.002+03:00</published><updated>2009-07-30T02:02:22.051+03:00</updated><title type='text'>Herşey olur</title><content type='html'>Tüp bebek teknolojisinin o kadar ileri bir noktaya geldiğini duydum ki, ağzım bir karış açık kaldı. Öğrendiğim kadarıyla, sperm ayıklama yöntemi kullanarak sahip olmak istediğiniz çocuğun göz rengine kadar belirlemek sizin elinizdeymiş. Ve hatta daha da iler giderik, bilimsel olarak kanıtlanmış olan bazı yöne eğilimlerin oluşmasını sağlayan genlerin de ayıklanması mümkünmüş. Mesela anne ve baba da genetik olarak bir kalp rahatsızlığı mevcut ise, bu genler tüp bebeğin oluşum aşamasında ayıklanarak çocuğun bu tarz bir riske sahip olmadan dünyaya gelmesi sağlanabiliyormuş. ( Çocuk hayvan gibi her gün fast food falan yerse tabi kalp damarları tıkanır burada bahsedilen genetik olan bozuklukların giderilmesi )&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu bilgileri edindikten sonra hayal kurmaktan kendimi alamadım. Bilimin o kadar çok ilerlediğini hayal ettim ki, mesela düşük nüfuslu bir kuzey ülkesinin, gelecekteki üç kuşak cocuklarını bu tarz bir üretim ile dünyaya getirdiklerini hatta ve hatta genlerle oynayarak üstün zekalı bir ırk geliştirebileceğini ve bu ırkın da dünyaya hükmedeceğini düşündüm.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;sonra da gevrek gevrek gülere ' amerika var abi hayatta izin vermez ' dedim. Ne de olsa Türk'üm. nıhahaha. 'Herşey olur da bizden bi bok olmaz arkadaş' da dedim hatta.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-8403886001343000088?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/8403886001343000088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=8403886001343000088&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/8403886001343000088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/8403886001343000088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/07/hersey-olur.html' title='Herşey olur'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-9031479490322287127</id><published>2009-07-26T00:20:00.002+03:00</published><updated>2009-07-26T00:46:31.613+03:00</updated><title type='text'>Ağustos</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçen hafta annem 10 günlüğüne yazlığa gidip de beni evde tek başıma bıraktığı zaman, kendimi baya bi yalnız ve terk edilmiş hissetiğimi itiraf etmek istiyorum. Üniversite mezunu bir insanın ağzından çıkmaması gereken sözler bunlar biliyorum. Ama evde sizinle ilgilenen biri olmasına 22 yıl boyunca alışmışsanız, bu tarz kısa süreli tecrübeler pek hoş geçmiyor. Bu yüzden Amerika modelinin çok doğru ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Üniversite'ye gidip de hala ailesi ile yaşayanlara sosyal yönden gelişmemiş, ve ciddi problemleri olan insanlar olarak görüyorlar. Bizde ise ister kız olsun ister erkek, çoğu ailede çocuklar yuvadan ne kadar geç uçarsa uçsun o kadar iyi anlayışı hakim. Kuşların yavrularına uçmayı öğretmek için yuvadan atmaları sistemi bence daha doğru olan. İyi veya kötü kendi ayaklarımız üzerinde daha rahat durmalıyız.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gerçi öyle ser sefil olmuş bir durumum yoktu, yalan söylemiyorum, açık açık konuşuyoruz şurada. Benim asıl keyfimi kaçıran kocaman evde yapayalnız olmak. Terkedilmişlik hissi. Sevdiceğin de İstanbul dışında sayılabilecek bir yerde fiilen 'mahsur kalmış' olması ile beraber, evin duvarları üstüme üstüme gelmeye başladı. Kaldı ki üniversiteden yeni mezun olmuş bir insan için en tehlikeli olan günlerin içinde bulunuyorum. Depresyon ile sağlıklı ruh hali arasındaki çizgi, bir sicimden daha ince.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Maddi sıkıntılar, gelecek kaygıları, sevdicekle elde olmayan nedenlerden dolayı görüşememek ve bunun gibi bir çok derdin üst üste gelmesiyle perspektif algımın kaybolması yetmiyormuş gibi, ağustos geliyor, ağustos yaklaşıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Mutfaktaki takvimden her yaprak kopardığımda bir gün daha yaklaşıyor. Çok bunalıyorum çok. Neden yüksek sesle söylemiyorum? Başkaları beni zayıf görür diye mi acaba? Umrumda mı peki bu gerçekten?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ya..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben Babam'ı çok özlüyorum. Yıllardır çok özlüyorum. Ve içine düştüğüm her problemde, her sorunda 'Keşke Babam şimdi burada olsaydı, hiç böyle olmazdı' diye düşünüyorum. Daha sonra Babam'la hiç karşılıklı yapamadığımız şeyler geliyor aklıma. Kördüğüm gibi aslında, bir yerden başlayınca, depresyona girmeden çıkmanın imkanı yok.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Mesela ben, Babam'la beraber hiç üniversite mezunu bir birey olarak karşılıklı oturup konuşamadım. Gelecek hakkında, ciddi ve gerekli olan konuşmaların hiçbirini yapamadım. Bana yol göstermesi için gidip ona danışamadım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu yüzden kendimi eksik hissediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ağustos'tan nefret ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-9031479490322287127?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/9031479490322287127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=9031479490322287127&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/9031479490322287127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/9031479490322287127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/07/agustos.html' title='Ağustos'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-267640745914608492</id><published>2009-07-21T00:08:00.001+03:00</published><updated>2009-07-21T00:08:37.209+03:00</updated><title type='text'>iyi de...</title><content type='html'>ben hiç böyle hayal etmemiştim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-267640745914608492?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/267640745914608492/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=267640745914608492&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/267640745914608492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/267640745914608492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2009/07/iyi-de.html' title='iyi de...'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-3792722268919251695</id><published>2008-12-11T15:29:00.002+02:00</published><updated>2008-12-11T15:32:10.001+02:00</updated><title type='text'>21. Sayfa</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;vizeleri bitirmek, sevinmek, wagamama'da yemek yemek, mutlu olmak, eve gitmek, üzülmek, içinin burkulması, mutsuz olmak, mutsuz kalkmak, okula gitmek, derslere girmek, birşey yok demek, neşelenmek, gülmek, sevmek-çok sevmek, yine mutlu olmak, sonra yine mutsuz olmak, bayram tatiline gitmek, mezarlıkları ziyaret etmek, mutsuz olmak, özlemek-çok özlemek, konuşmakla susmak arasında kalmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra susmak, susmak, hep susmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-3792722268919251695?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/3792722268919251695/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=3792722268919251695&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/3792722268919251695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/3792722268919251695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2008/12/21-sayfa.html' title='21. Sayfa'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-7311550333071420657</id><published>2008-11-27T10:10:00.004+02:00</published><updated>2008-11-27T10:34:29.013+02:00</updated><title type='text'>20. Sayfa</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yağmurun çok güzel yağdığı, üzüntüden çok huzur verdiği ender sabahlardan biriydi. Uyanmasına rağmen yataktan çıkmamıştı. Gri rengin hakim olduğu odasında kalkıpta yeni bir güne başlamak için gerekli motivasyonu bulamıyordu. Bunun yerine, çarşafı yorganı birbirine girmiş yatağında dönüp durmayı tercih etti. Kafasını yastıktan kaldırıp masanın üzerindeki saate baktı. Beklediği kişinin şu dakikalarda kapıyı çalması gerekti. Kafasını tekrar yastığına gömdü. Yastığı bütün gece deliksiz uyumasından dolayı kafasının şeklini almıştı, sıcacıktı. Kapı çaldı. Yataktan kalktı ve kapıya doğru yürüdü. Koridorda serin bir rüzgar esiyordu. Ya da en azından o, koridorda yürürken üşüyordu. Otomatiğe bastı ve kapıyı araladı. Mutfak camının önüne yağmur damlaları vuruyordu ritmik bir sesle. Ayak sesleri yankınlandı apartmanın içinde. Küçük ayaklardı bunlar, seslerinden belliydi. Sonra kapı aralandı ve kız içeri girdi. Küçük pembe şemsiyesini köşeye koydu ve botlarını çözmeye başladı. Merhaba bile demeden içeri yürüdü  çocuk ve yatağına yattı. Yatak sıcaktı. Botlarını çıkardıktan sonra  kızda onun peşinden odaya yürüdü. Suratı düşmüş, içi burkulmuştu. Yatağın köşesine oturdu ve sırtını duvara dayadı. Camdan dışarı bakarken, alt dudağı belli belirsiz titriyordu. "Bir merhaba bile demiyecek misin?" dedi gözlerini camdan ayırmadan. Çocuk "Merhaba" dedi o da kafasını yastıktan kaldırmadan, gözlerini tavandan ayırmadan. "Beni artık sevmiyorsan söylemelisin. Böyle kaba davranmana gerek yok" derken gözleri dolmuştu bile. "Seni ne kadar sevdiğimi çok iyi biliyorsun" dedi ve yataktan doğrularak yanına oturdu, sırtını duvara verdi. Kızın gözlerindeki rimel siyah bir şerit gibi yanaklarından iniyordu. " O zaman böyle yapmamalısın. Kavga ettiğimiz bir akşamın sabahında hem beni yanına çağırıp sonra da yoksayıp bir merhaba demeden gitmemelisin. Ben sana böyle yapmıyorum" dedi. Suratını ellerinin arasına aldı. Küçük bir kızken de aynen böyle ağlardı. Çocuk kolunu omzuna attı ve başını göğsüne yaslamasını sağladı kızın. Camdan dışarı baktı. Yağmur hiç hızını kesmemişti ve rüzgar gülü delicesine dönüyordu. Kafasını kızın başının üzerine yasladı. Gözlerini sımsıkı kapadı ve o da ağlamaya başladı. "Ben seni çok seviyorum, bunu sende biliyorsun." diye tekrarladı. "O zaman neden ağlıyorsun?" diye sordu kız. "Ağlamak, o kadar da huzurlu ve o kadar da ihtiyacım olan birşeydi ki.." diye cevap verdi cocuk, "ve sen tanıdığım insanlar arasında, en güzel ağlayansın" diye ekledi. İkisi de sarıldılar sonra. Birbirlerinin suratlarına, şişmiş gözlerine bakıp kahkahalarla gülene kadar sessiz sessiz ağladılar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-7311550333071420657?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/7311550333071420657/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=7311550333071420657&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/7311550333071420657'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/7311550333071420657'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2008/11/20-sayfa.html' title='20. Sayfa'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-8294216850899095938</id><published>2008-11-16T13:58:00.006+02:00</published><updated>2008-11-17T00:09:32.118+02:00</updated><title type='text'>19. Sayfa</title><content type='html'>&lt;div  style="text-align: justify;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Garson bizim masaya yaklaşmaya başladığında, ben yine her zamanki gibi panik olmuştum. Önüme ne zaman bu kadar çok seçenek konulsa, karar vermekte zorlanır ve masada en son sipariş veren kişi olurdum. Kaldı ki bu sefer gergin olmam için bir neden daha vardı, masanın benim oturduğum yere göre sağ çaprazında oturan o, yani Hande. Yine çok güzeldi ve yine çok güzel bakıyordu. Ben bana bakmasını istiyordum ama o kah vitrindeki dondurmalara, kah yoldan geçen insanlara bakıyor, bazen de kafasını çevirip yanındaki arkadaşıyla, Nihal'le konuşup gülümsüyordu. Ah, ne kadar da güzel gülümsüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes siparişini verdiği için, ben elimde menü ile kalakalmıştım. Garson bezmiş bir şekilde elinde not defteri ile bana bakıyordu. Beni tanısa, eminim ki bana hak verirdi çünkü ben o anda hem Hande'yi etkilemek için güzel bir cümle, enteresan bir konu bulmaya çalışıyor hem de neli dondurma yesem diye düşünüyordum. Artık sırf garsonun değil de, bütün masanın gözleri benim üzerime çevrildiği zaman ben düşünmeye son verdim ve yenilmiş bir edayla "limonlu ve çilekli istiyorum" dedim. Camdan sokağı seyreden Hande güzel gözlerini bana döndürdü ve "aa limonlu! Çok severim!" dedi. O an, gerçekten heyecandan bayılabilirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masanın başında, sevgilisi Nihal'le oturan Kemal "Limonlu dondurma mu olur ya! Ekşi oğlum ekşi, dondurma dediğin tatlı olur" diye bana takılmaya başladı. Ben manasız biçimde sırıttım. Hande "Hiç limonlu dondurma yemediğin nerden de belli!" diye çıkıştı ona. O andan itibaren hayatımın sonuna kadar favori dondurmamın limonlu olacağından fazlasıyla emindim. "Abi bekle garson getirsin, bir kaşık veririm hastası olursun bir daha başka dondurma yemeye tövbe edersin!" dedim, abartının dibine vurduğumun farkındaydım ama kendime engel olamıyordum. Garson dondurmalarla masaya geldi ve herkes kaşıklarına sarılıp dondurmalarını yemeye koyuldu. Masada "Aa o neli?" "Şundan alıyorum biraz" "Asıl vişneliyi kadıköyde bir yer var orası müthiş yapıyor" gibi cümleler havada uçuşuyordu. Ben yine kafamda, Hande'ye limonlu dondurmamdan bir kaşık teklif etmek için gerekli olan en mükemmel cümlenin ne olduğunu bulmaya çalışıyordum, gözlerim tabağıma kilitlenmiş durumdaydı. Ben karar vermeye çalışırken, Hande bir anda sandalyesinden yükseldi kaşığını tabağıma uzattı ve limonlu dondurmamdan bir kaşık alarak ağzına götürdü. Kafamı kaldırıp Hande'ye baktığımda bana gülümsüyordu. Ben suratımdaki şaşkın ifadeyi silmeye çalışıyordum. "Mmm, çok güzelmiş" dedi.  Güzel gülümsemesi dudaklarına o kadar yakışıyordu ki, Boticelli'nin Aphrodite'inin bile bu kadar güzel gülebileceğine ihtimal vermiyordum. Abartıyorum zannedeceksiniz ama, gerçekten çok güzel gülümsüyordu, çok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dondurmalar bittikten ve sıcak sular da içildikten sonra, kalkma zamanı gelmişti. "Haydi kalkalım sinemaya geç kalıcaz, daha hangi filme gideceğimize bile karar vermedik" dedi Kemal ve hesabı ödemek için kasaya yöneldik. Ben ve Nihal geride kalmıştık. Nihal bana yaklaştı ve "Artık bir hamle yapsan diyorum, 40 pare top atışı mı bekliyorsun!" dedi. "Dur dur, duyacak şimdi! söyleyeceğim sık boğaz etme! En doğru anı bekliyorum!" diyerek yanından uzaklaştım. Kemal, Nihal ve Hande kapının önüne çıkmışlardı. Ben hesabımı ödedim ve gruba katıldım. Yazdan kalma havalar artık tükenmişti ve kışın habercisi acı bir soğuk İstiklal'de esiyordu. Kafamda okuduğum şiir kitaplarından, öykülerden, romanlardan binlerce cümle uçuşuyordu fakat ben, tabiki karar veremiyordum. Sinema'nın kapısına geldiğimizde durup hangi filme gideceğimizi tartışmaya başladık. Hande Nihal'le konuşuyordu. Ben Hande'ye bakıyordum. Bakışlarımı üzerinde hissetmiş olacak ki, kafasını çevirdi ve bana baktı, gülümsedi. Ben karar vermeye çalışmaktan sıkıldım ve ona doğru yaklaşıp dudaklarından öptüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dudaklarında enfes bir limon tadı vardı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-8294216850899095938?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/8294216850899095938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=8294216850899095938&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/8294216850899095938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/8294216850899095938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2008/11/19-sayfa.html' title='19. Sayfa'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-7108362107877329676</id><published>2008-11-10T17:55:00.003+02:00</published><updated>2008-11-10T17:59:54.225+02:00</updated><title type='text'>18. Sayfa</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_UQ-cv3zEqPk/SRhaJZVTwzI/AAAAAAAAAD0/6Abcfy0DIsk/s1600-h/img4910tg1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 500px; height: 332px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_UQ-cv3zEqPk/SRhaJZVTwzI/AAAAAAAAAD0/6Abcfy0DIsk/s400/img4910tg1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267058881675379506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ne doğalgaz zammı, ne "Amerika çökecek, 2010'da Üçüncü Dünya Savaşı çıkacak!" diye tee yıllar öncesinden kehanette bulunmuş, fena tırstıran kahin teyze, ne de aynı güne sıkıştırılmış bir midterm ve bir sunum... Hiçbirinin zerre kadar önemi yok şu anda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadıköy, Mabed ve Ben..&lt;br /&gt;Mutluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;maç sonu oturdum düşündüm. geçmiş 6.11.2002'den beri stadda izlediğim bütün derbileri düşündüm. duygulandım. hatıralar sardı 4-1 yanımı.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-7108362107877329676?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/7108362107877329676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=7108362107877329676&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/7108362107877329676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/7108362107877329676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2008/11/18-sayfa.html' title='18. Sayfa'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_UQ-cv3zEqPk/SRhaJZVTwzI/AAAAAAAAAD0/6Abcfy0DIsk/s72-c/img4910tg1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6095522800681279471.post-155919001405535529</id><published>2008-11-07T00:46:00.005+02:00</published><updated>2008-11-07T01:22:41.385+02:00</updated><title type='text'>17. Sayfa</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Daracık pis merdivenlerden çıktı. Kapının üzerindeki pirinç isim tabelası düşmüş tek çivi üzerinde sallanıyordu. Bu yüzden kapıyı vurmak yerine zili çalmayı seçti. Kapıyı hayattan bezmiş gibi gözüken siyah kazağı ve siyah bir gözlüğü olan kız açtı.  Cansız bir sesle, "Beyaz Sayfa kliniğine hoşgeldiniz doktor birazdan sizinle olacak lütfen bekleyin" dedi. Odaya girdi ve her seferinde ilk defa görüyormuş gibi okuduğu dergilerden birini alıp okumaya başladı. Yoksa gerçekten ilk defa mı görüyordu? Buraya o kadar çok gelmişti ki tam emin olamıyordu.  Yaklaşık 20 dakika bekledikten sonra muayne odasından yanında bir hastayla çıktı ve bekleme odasından geçerek hastasını kapıya kadar geçirdi. "Bu akşam rahat uyuyamıyabilirsiniz ama bu tamamen normal, bir sorun olursa yarın beni arayın, kartımı cüzdanınızın iç cebine koydum" dedi ve kapıyı kapattı. Kafasını bekleme odasındaki kanapeye çevirdiğinde onu gördü. "Ooo, hoşgeldiniz 2 ay içinde 4. kez burdasınız, bu alışılmadık birşey" dedi ve güldü. Adam gülmedi.  "O kadar oldu mu gerçekten ya?"  diye içinden düşündü. "Muaynaneye geçelim orda konuşuruz dedi." Çok net olmasada resepsiyonist kızdan hoşlanmadığını hatırlamıştı. Ya da böyle birşey hiç yoktu ama o an öyle gelmişti. Emin olmaktan vazgeçeli çok olmuştu. Muaynanenin kapısını kapattılar. Doktor masasına geçti. " Bu sefer sorun nedir acaba?" dedi. "Mutlu değilim. Olamıyorum. Kız arkadaşım beni terk etti. Hayatta hiçbirşeyi başaramayacağımı düşünüyorum" dedi yere bakarak. "Kısa sürede bu operasyonu tekrarlamanın yan etkileri olabilir, bir kaç test yapabilirim ama karar yine sizin tabiki" dedi doktor. Adam kafasını yerden kaldırdı ve doktorun suratına baktı. Bir kaç saniye bu beyaz saçlı ve çerçevesiz gözlüklü adamı süzdü, birşey hatırlamaya çalışıyor gibiydi. "Yanlış hatırlamıyorsam buraya ilk geldiğimde, para dışında hiçbirşeyle ilgilenmediğinizi söylemiştiniz" dedi ve ardından ekledi, "Yan etki falan değil. Sorun bende. Ben mutsuzum  ve ben yetersizim ve hayatımı sevmiyorum. Düzgün düşünemiyorum. Kazandığım parayı her gün başka bir barın köşesinde eritip, sabaha aynı mutsuz hayata ve aynadaki aynı mutsuz görüntüme uyanmaktansa, bu işi tek seferde bitirmek istiyorum" dedi ve ekledi "Gerçi bunları zor da olsa hatırlayabildiğime göre çok da iyi bir iş çıkardığınız söylenemez, ama kahretsinki param sadece sizin gibi kaçak iş yapanlara yetiyor" Gerçekten de doktor, adamın suçlarcasına yaptığı bu konuşmaya hiç aldırmamıştı. Aksine ekstra iş çıkmadığı için mutlu bile olmuştu. İlgilendiği tek şey paraydı. Adam hasta koltuğuna oturdu. Doktor kirden rengi siyaha dönmüş olan kabloyu yerden alıp adamın ensesine sabitledi. "Komple format atıyorum?" dedi. "Evet, sadece en temel şeyler kalsın. Türk olduğumu, 42 yaşında olduğumu İstanbul'da yaşadığımı ve adımın Celal olduğunu, bilirsiniz işte çocukluk anıları falan.. Temel şeyler" dedi adam. "Yani bütün o yabancı dilleri, yurt dışı eğitiminizi falan bu sefer istemiyor sunuz? Bunları temelli silersem geri dönüşü olmaz biliyorsunuz?" diye sordu doktor, çok da umursamıyordu aslında. "Hiçbirşeyi istemiyorum, belki bu sefer gerçekten mutlu olurum" dedi. Doktor belli belirsiz, "keyif senin, para senin" dedi ve düğmeye basmak için duvara doğru yöneldi. "Ha yanlız, Yann Tiersen'i çok sevmek istiyorum, formatladıktan sonra onları atarsan sevinirim" dedi, "hayat bir fon müziği olmadan çekilmez". Anladık manasına gelircesine kafasını salladıktan sonra doktor düğmeye bastı.  Büyük çok parlak bir ışık. Gözlerini açtığında yatağındaydı. İçeriki odadan &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.last.fm/music/Yann+Tiersen/_/Summer+78+%28instrumental%29"&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:arial;" &gt;Summer 78&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;a href="http://www.last.fm/music/Yann+Tiersen/_/Summer+78+%28instrumental%29"&gt; &lt;/a&gt;' in notaları duyuluyordu. "Ne güzel bir müzik bu!" diye düşündü ve yataktan kalktı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:arial;font-size:78%;"  &gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Evet  bende "Eternal Sunshine of the Spottles Mind" seyrettim. Evet bende etkilendim. &lt;/span&gt;Evet bende hayata format atmak hayali kurdum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6095522800681279471-155919001405535529?l=mertvekendisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/feeds/155919001405535529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6095522800681279471&amp;postID=155919001405535529&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/155919001405535529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6095522800681279471/posts/default/155919001405535529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mertvekendisi.blogspot.com/2008/11/17-sayfa.html' title='17. Sayfa'/><author><name>Mert...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11575944317803833051</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13099864277938768619'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>